2 Temmuz 2020 Perşembe
eskişehir öğrenci apartlar yurtlar barınma yurt apart

Türk bayrağını parçalayan İsrail’i ODA TV’nin yazarı Rafael Sadi aklamaya çalıştı!

Türk bayrağını parçalayan İsrail’i ODA TV’nin yazarı Rafael Sadi aklamaya çalıştı!
  • 29 Haziran 2020 Pazartesi
  • 1419 kez okundu

ODA TV'nin Yahudi asıllı yazarı Rafael Sadi, İsrail'in Mescid-i Aksa'daki Yusufiye Mezarlığı'ndaki Türk bayraklı TİKA tabelasını indirmesini savunan bir köşe yazısına imza attı. İsrail'in işgal ettiği toprakların gerçek sahibiymiş algısıyla kaleme aldığı yazısı tepki çekti.

 

Siyonist İsrail rejimi askerleri TİKA'nın restore ettiği Yusufiye Mezarlığı'ndaki restorasyon bilgilerini içeren ve üzerinde Türk bayrağı olan mermer tabelaları kırarak yerinden sökmüştü. Söz konusu görüntüler Türkiye'de tepkiyle karşılandı.

FİLİSTİN'İ YOK SAYARAK İSRAİL'İ MUHATAP GÖSTERDİ

İsrail'e gösterilen tepkilere karşı kayıtsız kalmayan ODA TV'nin Yahudi asıllı yazarı Rafael Sadi, İsrail'i aklamaya çalışan bir yazıya imza attı. İşgalci İsrail yetkilileriyle görüşen Sadi, Filistinli makamları hiçe sayarak işgalci politikaya verdiği desteği ortaya koydu. 

RAFAEL SADİ CANHIRAŞ BİR ŞEKİLDE İŞGALCİ İSRAİL'İN TUTUMUNU AKLAMAYA ÇALIŞTI

Sadi yazısında İsrailli yetkililerle yaptığı görüşmede 'Neden kaldırdınızi?' yönünde soru sorduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: 

Önce İsrail Dış İşleri Basın sözcüsü Lior Hayat Bey'i aradım. Hem de saat 20.11’de gece mesai vakti dışında. 20 dakika sonra geri dönüş yaparak “Bay Sadi, bu konunun ve eylemin İsrail Devleti ile veya dış siyaseti ile bir ilgisi yok. Olay tamamen Kudüs Belediyesi yaptırımıdır. Lütfen Kudüs Belediyesi Basın Sözcülüğü ile görüşün sizi en doğru şekilde aydınlatacaktır” dedi. Ve Belediye Basın sözcüsünün adını ve telefonunu iletti.

Kudüs Belediyesi Basın Sözcüsü Dr. İsrael Tal Saranga aynı saatte sözcüyü WhatsApp ile aradım ve olayı yazılı olarak da sordum. Sabahına bana geri döndü ve telefonla konuştuk.

“Sizi anlıyorum ve siyasi bir sebep arıyorsunuz, ama olay çok daha basit. Tabela kanununa muhalefet nedeni ile bu tabela sökülmüştür” dedi.

Şöyle ki İsrail'de şayet kendi mülkünüz olmayan bir yere mekan veya duvara tabela asacaksanız bu mekanın sahibinden izin almanız gerekiyor. Sanırım birçok ülkede de durum benzer. Bu tabelanın asıldığı duvar Kudüs Belediyesinin malıdır ve belediyeden tabela asılması için ön izin alınması gerekiyor. Bu tabelayı kim astıysa bu izni almadığı için tabela yerinden indirilmiş. Olay bundan ibarettir.

Peki, tabela vergisi diye bir şey vardır o vergi ödenmiş midir acaba diye sordum. İzin alınmadığına göre vergi de tahakkuk ettirilmemiştir. Anlayacağınız tabela orada korsan durumundaydı.

Peki, bildiğim kadarı ile gerek TİKA gerekse Mirasımız Derneği, Kudüs sınırları içinde bir çok bina ve mescit gibi mekanların restorasyonunu gerçekleştiriyor.

“Bu faaliyetler için belediyenize müracaat edilip izinler usullerine uygun alınmakta mıdır ve en azından kitabına uygun gerçekleştirilmekte midir?” diye sordum.

Yanıtı şöyle oldu Saranga’nın:

“Bay Sadi sorduklarınızı gayet iyi anlıyorum ama cevap verebilmem için konuyu araştırmam lazım. Dediğiniz gibi herhangi bir mekânın özellikle eski eser kapsamında olan yerlerin restorasyonu için belediye ve eski eserler izinleri şarttır. Bunlar alınmadan bir çivi bile çakmak yasaktır. Umarım dediğiniz izinler alınmaktadır. Ama konuyu araştırıp size döneceğim.”

Kudüs Belediyesi Basın Sözcüsü İsrael Tal Saranga da tesadüfen Türk asıllı bir ailenin oğlu. Tabi bu aramızda daha samimi ve dostane bir hava esmesine de yardımcı oldu...

Kısaca tabela krizinde durum ne siyasi ne diplomatiktir. Sadece basit bir belediye izni belki de tabela rüsum vergisi ödememe sorunudur.

Gazeteci Nadav Shagrai ise gerek TİKA gerekse Mirasımız Dernekleri’nin faaliyetleri biliyor. Ancak iki kurumun da İsrail'de kayıtlı bir dernekleri veya şirketleri yok.

Yaptıkları faaliyetlerin tamamı kanun dışı faaliyetler sınıfına giriyor. Hâlbuki bütün bu faaliyetleri bir dernek veya şirket adı altında yasal olarak yapabilirler ve bu yasak değil. Harcayacakları paraları da turistlerin cebinde getirmek zorunda kalmazlar ve resmen kendi dernek ve şirket hesaplarından banka aracılığı ile İsrail'deki dernek veya şirket hesaplarına havale edebilirler.

Hatta yaptıkları veya yapacakları bütün restorasyon faaliyetlerine de resmi faturalar ile malzeme ve işçilikleri kayıt etmeleri gerekir. Bir kuruş dahi vergi vermeleri de gerekmez. Ama faaliyetler kayıtsız ve paralar açıktan dolaşınca durum kanun dışı bir faaliyet kapsamına giriyor ve herkesin kafasında soru işaretleri oluşuyor.

 

habervakti.com



Gönderen: haber

YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
eskişehir güvenlik kamerası
Eskişehir Magazin Haberleri

Eskişehir Magazin Haberleri