26 Haziran 2019 Çarşamba
eskişehir öğrenci apartlar yurtlar barınma yurt apart

Eskişehir’in Kronik Çilesi: TRAFİĞİ RAHATLATMAK GEREK

Eskişehir’in Kronik Çilesi: TRAFİĞİ RAHATLATMAK GEREK
  • 10 Haziran 2019 Pazartesi
  • 2128 kez okundu

Odunpazarı’nın en eski ve en küçük mahallelerinden Paşa Mahallesi’nin ikinci kuşak genç muhtarı Utku Ölmezer, uzun yıllar muhtarlık yaptıktan sonra vefat eden babası İsmail Behiç Ölmezer’in bıraktığı yerden, yeniden seçilerek göreve devam ediyor. Genç muhtar Utku Ölmezer ile muhtarlığı, Paşa Mahallesi’ni ve Odunpazarı’nı konuştuk

Utku Bey, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1989 Eskişehir doğumluyum. Odunpazarı’nın yerlisiyiz. 30 senedir aynı evde doğdum, büyüdüm ve yaşıyorum. Babam hatta onun dedelerine kadar aynı yerde yaşadığımızı söyleyebilirim. Şu an küçük bir çay ocağımız var burada. Orayı işletiyorum. Aynı zamanda da son seçimlerde muhtar adayı oldum ve muhtar seçildim. Muhtarlık görevimi de sürdürüyorum.

Sizin babanız da muhtardı. Babadan oğula geçmiş gibi oldu muhtarlık. Babanızın muhtar olmanız konusunda bir katkısı oldu mu?
Babamın yüzde yüz katkısı oldu. Babam 34 sene bir fiil muhtarlık yaptı. O dönemlerde babam yeri geliyor çalışıyordu. Mahallede oluyor ya da olmuyordu. Biz de yarı muhtar gibi sanki onun azası gibi devamlı birlikte çalışmalar yapıyorduk. Mesela eskiden kurban bayramlarında derileri muhtar toplar teslim ederdi veya yardımlar kaymakamlık tarafından değil de muhtarlar aracılığı ile vatandaşlara iletilirdi. Babamla beraber mahalleyi gezerdik. Küçük de bir mahalle olduğumuz için herkes birbirini tanırdı. Bilindik de bir aileydik, çalışmalarımız devam ederdi.

Ne oldu da muhtar olmak istediniz peki?
Ben esasında muhtar olmayı düşünmüyordum. İki üniversite bitirdim. Babamın hastalığı döneminden öncesinde de özel bir şirkette çalışıyordum hatta. Daha sonra babamla ve dükkanla ilgilenmek için işimi bırakmak zorunda kaldım. Dükkanın da bir geçmişi vardı. Bırakmak istemedik. Buraya geldim. Hem babama yardım edip destek oldum hem de tedavi sürecinde yanında oldum. Vefatından sonra da neden olmasın dedim. Odunpazarı’nda herkesin bir lakabı vardır. Bizim lakap sadece ‘Muhtar’ dükkanımızın adı da ‘Muhtarın Yeri’ o yazının öyle kalmasını istedim. Allah da utandırmasın atlattık telaşeyi.

Burası aynı zamanda Eskişehir’in de en küçük mahallesi olarak biliniyor. Küçük ama tam da merkezde bir yerde.
Evet, şöyle söyleyeyim, Eskişehir’in en küçük mahallesi ama 1700-1800 nüfustan turizm ve ticaret hanelerin gelmesinden dolayı küçüldü. Aslında yüzölçümü olarak çoğu mahalleden büyüktür ama ticaret yapan sayısı fazla olduğu ve ticaret yapanlar ikametlerini buraya aldırmadığından nüfus olarak en küçük mahallesi.

Bu durum bir mahalle için avantajlı ya da dezavantajlı mı peki?
İki yönlü bakmak gerekiyor. Bundan 10-15 yıl öncesinde daha turizm bu kadar gelişmemişken bildiğiniz çocukluğumuzun geçtiği, mahalleye kilimleri serip yattığımız bir yerdi. O zaman biraz daha iç içeydi. O zamanlar hiçbirimizin evinin kapısında kilitleri yoktu. Komşunun bir ihtiyacı varsa girer çıkar o kadar iç içeydik. Biraz daha samimiyet vardı. O biraz bizim de burada kalan yerlilerin de burukluğu. O samimiyet azaldı. Kapılarımızın açık olmasına rağmen bir tane hırsızlık olayı dahi olmamıştır. O kadar tutkunduk. Şu an ticarethane olmasının dezavantajı bu. Ama bir yandan da kalkındık. Evlerini ticarethane olarak kiraya verenler oldu. Misal Belki 3 liraya satacakken 5-10 liraya evlerini satanlar oldu. Maddi olarak getirisi oldu ama manevi olarak da götürüleri oldu. Turizmden kesinlikle memnun değiliz diye bir şey yok. Tabii ki, buranın gelişmesi daha da güzel olması için elimizden geleni yapıyoruz.

Muhtarların kurumlarla vatandaş arasında bir köprü görevi gördüklerini düşünüyorum. Siz neler düşünüyorsunuz?
Kesinlikle size katılıyorum. Biz sadece elçiyiz. Elçiye zeval olmaz derler. Tabii ki mahalleden aldığımız tepkileri, duyumları, önerileri alıp gerekli kurumlara iletiyoruz. Mahallede gördüğümüz sıkıntıları üst makamlara aktarmakla mükellefiz. Geri kalan onların takdiridir.

Esnaflıkla muhtarlık bir arada zor oluyor mu?
Ben bu durumun daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü vakit olarak düşünürsek bizim belli bir mesai saatimiz yok. Beni burada devamlı bulabilirler. Ekstrasında devamlı insanlarla iç içe olduğumuz için nerenin yanlış nerenin doğru olduğunu görebiliyoruz. Diğer türlü ben belli birkaç saat mahallede gezip gözlem yapabilirdim. Böyle hem mahallenin esnafıyla beraberim hem cami cemaatiyle beraberim hem de her kesimle beraber olduğum için çok büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.

TARİHİ ÇEŞMELER RESTORE BEKLİYOR AYDINLATMA SORUNLARI VAR
Ne gibi projeleriniz var?
Ben başlarken en başta hatta başlamadan önce bile Odunpazarı esnafında bir birlik ve beraberlik olması için esnaflarla bir grup oluşturduk. Günümüz var hatta. Onun etkilerinden dolayı illa ki projelerimiz var. En başta yapmak istediğim, sekiz tane tarihi çeşme var. O çeşmelerin içinden beş tanesi hiç kullanılamıyor. Oraların öyle bir restore edilmesi gerekiyor ki, yanından geçen turist resmini çeksin. Çeşmelerin güzelliğinden dolayı biraz daha ön olana çıkmalarını istiyorum. Ufak tefek aydınlatma konusunda problemlerimiz var. Belediyenin ortak çalışmasıyla yapılacak uygulamalar. Bu şekilde başlayacağız inşallah. Bir de bir whatsapp grubu oluşturduk Paşa Mahallesi sakinleri olarak. Kullanıcılarımız aktif. Sağ olsunlar bir şey olduğunda bildiriyorlar hemen.

GENÇ VE TAZE KAN GEREKİYOR
Sizin için Eskişehir’ in en genç muhtarı da diyebilir miyiz?
En gençlerinden biri diyebiliriz. Ben de öyle zannediyordum ama 18 yaşında bir muhtarımız bile var. Fatih Mahallesi Muhtarı Eda Yıldırım da var. O da benden iki yaş ufak. İlk üçte diyebilirim kendime. Biz eskiden hep muhtarları yaşlı olarak görürdük. Genç muhtarların mahallelere çok daha farklı bir hava getireceğini düşünüyorum. Hep derler ya taze kan gerekiyor diye…

Tamam babanızdan ve buranın yerlisi olmanızdan dolayı bir bilinirliğiniz var ama hiç genç olduğunuz için farklı olaylarla karşılaştınız mı?
Öyle bir tepki aldığımı söyleyemem. Bunun nedenini de esnaf olmama bağlıyorum. Çünkü esnaf olduktan sonra burada bütünleşmeyle alakalı ve etkinlik anlamımda yaptığım çalışmalar var. Bunlardan dolayı kendimi biraz ispatlamış oldum. Biraz geri planda dursaydım, şirketi bıraktığım anda gelip muhtar adayı olsaydım tepkiler olabilirdi. Kendimi ispat etme aşamasında birkaç şeyi başardığımı düşünüyorum. Ama bilmeyen yeni gelenler için de değişik oluyor. Ramazan da yardım ve erzak vermek için gelenler oluyor. Muhtarı soruyorlar dükkana gelip. Sizin dediğiniz gibi fötr şapkalı göbekli biri bekliyorlar. Benim diyorum sen git gerçek Muhtarı çağır da gel diyorlar. İnandırmak için çok uğraşıyorum. Arada böyle enstantaneler oluyor ufak tefek.

ODUNPAZARI’NDA TRAFİĞİN RAHATLAMASI GEREK
Son zamanlarda Eskişehir’e ve Odunpazarı’na gelen turist sayısı da arttı. Odunpazarı özellikle çok yoğun...
İnanılır gibi değil. Çok yoğun bir trafik var. Her sene artarak geliyor. Trafik çok sorun. Adam geliyor, arabasını bırakıp burada bir çay içiyor. 5 dakika sonra trafik polisi geldiğinde ya da arabası çekildiği zaman kötü bir izlenim oluyor. Bir tane ana caddemiz var o caddenin trafik konusunda biraz daha rahatlatılması lazım.

2eylul.com.tr



Gönderen: haber

YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
eskişehir güvenlik kamerası
Eskişehir Güncel Haberleri

Eskişehir Güncel Haberleri